SENİ SEVİNCE İNSAN

Seni sevince insan…

Kendini sevmekten vazgeçiyor!

Sümbülü, şebnemi, papatyaları sana benzetiyor…

Huylanmıyor kaktüsten…

Akşamsefasına gün ortası bayılıyor.

Seni sevince insan…

Sokaktaki çocukları sen sanıyor…

Kokusuna kanıyor, masumiyetlerini senden tanıyor…

İçine sokası geliyor bütün sokak çocuklarını.

Seni sevince insan…

Bütün sevmediklerini bir kenarda topluyor…

Üzerine ferlerinden bir damla indiriyor…

Gönül koyduğu her şey sana benziyor.

Çaresiz sevmek düşüne dalıyor.

Seni sevince insan…

Hırçınlıklarını “eskiciii” diyen bir iniltinin üzerine süpürüyor…

İki naylon leğene kırk yıllık hüznünü veriyor…

Yeni acılara geniş geniş yer açıyor yürekten.

Seni sevince insan…

Beklemeler üzerine öfffflemekten vazgeçiyor…

Sabrı taş kesilinceye değin…

Kendini sevmekten cayıyor…

Ben dediği yalnızca yanağının altında bir izi kalıyor.

Seni sevince insan…

Neyi varsa sırt dönüyor…

Aynaların çirkin gösterdiği sureti…

Elleri çengel çengel, göz çukurları yavan…

Hınzır bir gülüş ki yüzünde beliriyor…

Kendine mahpus olmaktan kurtuluyor.

Seni sevince insan…

Beklemeyi güneşten öğreniyor…

Her asır bir çeltik testisinde…

Kuruyup çekilinceye kadar…

Çatlamaya yasaklı…

Direniyor.

Seni sevince insan…

Ohhh be ne güzelmiş sevmek diyor…

Seni sevmek… ne güzelmiş!


Bu yazıya puan verebilirsiniz:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)

One Comment

Comments are closed.