GEBERMENİN SİYASİ KARŞILIĞI

Yeni bir tartışmamız oldu…

Geberdiler mi diyelim yoksa öldüler mi?

Fark eder mi Allah aşkına!

Yüreği yanan anneler mesrur olurlar mı, bu tartışma neticesinde?

Ölenler için bu dünyayla ilgili meseleler son bulmuştur.

Elbette büyük duruşmanın, o dehşetli son saatin gelişine kadar!

Muhyettin Aksak, geberdiler denmesini istemiş.

Yüreği yanık bir adamın kana bulanmış bir bayram kutlamasında, yaralanmış yüreğinin sert cümleleri olarak alın bu sözleri.

Bu sizi tatmin etmediyse, yavrularını bayramlıklarıyla süslemek yerine bedenlerini toprakla örten annelerin hissiyatını dile getiriş olarak kabul edin.

Aksak’ın sözlerini dikkatlice okuyun.

Muhatabını işaret eden sözleri arasında ırkçılığın kokusuna bile yer bırakmamak için üzerine basa basa belirtmiş…

“Hiç kimse hiçbir yerde Kürt kardeşimle pkk veya pkk yandaşını eşit tutma gibi bir lükse kapılmasın. Kürt kardeşlerimizi bunlardan ayırıyoruz.”

Dünyanın hiçbir yerinde, bir bayram günü kimin orada olduğuna aldırmadan bombaları ateşleyecek kadar mel’unlaşmış olanlara saygı duyulmaz.

Tek ya da çok tanrılı hiçbir din, masum bir insanı öldürmenizi meşru görmez.

O bombaların ateşinde nice Kürt vatandaşımız da can verdi.

Aksak, cümlelerinin arasında onların annelerinin de acısını haykırmak istemiş olacak ki, pkk ile Kürt kardeşlerini dikkatle birbirinden ayırmış.

Peki, Sırrı Sakık ne yapmış?

Ne yazık ki, kirli bir siyasetin içinde debelenmeye devam etmiş!

Hiç kimse bir ölünün ardından geberdiler demek istemez.

Lakin hayatın üzerini örtemeyeceğimiz gerçekleri var!

Bir otobüs içinde yanan nice canların acısı bir tortu gibi boğazınıza düğümlendi mi, kelimelerinizi gelişine bırakırsınız.

Elbette Muhyettin Aksak da ölülerin işitemeyeceklerini bilir!

Sanırım Sırı Sakık’ın bilmediği, Rum süresinin 53. ayetidir.

Sen ölülere işittiremezsin; arkalarını dönüp giden sağırlara da daveti duyuramazsın…

Allah, ölülerden daha ölü olanların ancak insanlığı aydınlatmak için gelen daveti duyamayacak olduğunu bildiriyor.

Bu topraklarda aklıselimi kaybetmemiş hiç kimse insanların ölmesinden yana duramaz.

O insanlar kim olurlarsa olsunlar!

Lakin hiç kimse de elinde silahla masumları öldürerek hak aradığını söyleyenlerin tarafını tutamaz.

Masumların cenazeleri kaldırılırken Kürtler ve Türkler diye iki gruba ayrılmaz bu ülke!

Sırrı Sakık’ın öfkeyle karşı durduğu şey, ölülere karşı saygısızlık yapılması değil basit bir siyasi manevra maalesef.

Keşke ölümleri kutsayan siyaseti lanetlemek için gösterebilseydi o dizginlenemez öfkesini.

İşte o zaman bizim de barıştan yana umudumuz artardı!

Ve kimse ölülerin arkasından geberdiler diyemez diye haykırırdık hep bir ağızdan…


Bu yazıya puan verebilirsiniz:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)

One Comment
  1. وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ

    Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz. (Bakara 154)

    Ne mutlu Türküm diyene….

    Terörist geberir, Mehmetçik şehit olur.

    ALAHUEKBER

Comments are closed.