EBLEH SURATINIZA BAKTIĞIMDA

Hayatın içerisinde bir başka hayat daha var.

Bizim olmayan, bizi bağlamayan hayat!

Yabancısı olduğumuz ancak acılarıyla uzaktan tanışırmış gibi yaptığımız hayat.

Türkiye yıllardır acılarının çetelesini tutmaktan naçar düştü.

Siz o kederin içinde değilseniz, sizin için yaşanan acılar; ötekinin sızlanmalarından başka bir anlam taşımaz.

Kapınızda cenaze yoksa ancak başkasının ölüsüne ağlar gibi ağlarsınız.

Hanenize fakirlik bir bela gibi musallat olmamışsa, bir süreliğine aç kalmakla karnına taş bağlayanları anlayamazsınız.

İşsiz değilseniz, sizinkisi ancak istihdamın yararları üzerine bir nutuktan ibaret kalır.

Çocuğunuz tinerci olmamışsa, bu asalaklardan nasıl kurtulmalıya işler aklınız.

Sizin konuştuğunuzu ananız anlayabiliyorsa, dünyadaki bütün dillerin ananızın lisanıyla işlemesine çabalarsınız.

Tecavüze uğrayan can pareniz değilse, tecavüzcüye de azıcık haklılık payı ayırmaktan kaçınmazsınız.

Adaletten yüreğiniz yanmamışsa, mevcut durumun üzerine kartal gibi yumulursunuz.

Dedik ya, hayatın içerisinde başka bir hayat daha var.

Sizin olmayan hayatınız!

Ahkâm kesmeye biçilmiş kaftan…

Üzerinde bolca gevezelik etmeye müsait bir hayat.

Mevzubahis sizin hayatınız olmayınca, ‘ateşi tutmaya maşa aramak gerektiği’ aklınıza gelmeyen bir hayat.

Bu ülke acının çetelesini tutmaktan bizar oldu.

Acıyı kapılarında bulmayanların, taviz vermez tutumlarından ah u zar ediyor bu hayat!

Çarenin önünü kapatanların, iki yakalarından yapışamayanlara verecekleri bir cevapları olacak mutlak…

Bugün gücü yetmeyip soramasalar da, öyle bir yarının geleceğine ne şüphe!

Suriye’den, Irak’tan, Libya’dan konuşulunca mazlumların yanında kalecesine dikilir gibi yapan iri adamlara, yüzlerine bakıp sormak istemişimdir hep?

Bu ülkenin mazlumlarını huzura çıkarmak için koyduğunuz ön şartlar, hiç mi kızartmaz o ebleh suratlarınızı?

Hiç mi kızarmak bilmez yüzünüz…

Ne zamandan beridir vazgeçti akmaktan gözyaşlarınız?

Nicedir vicdanınızla aranıza örülmüş duvarlarınız var?

Siz; ne zamandır, bütün hesabın bu dünyada sorulup biteceğine iman edenlerden oldunuz?

İnsanın kanlar içinde yere yıkılmasını önemsemek için rakamlara, ırklara, taraftarlığa bakmayı, siz ne zamandan beridir öğrendiniz?

Ne olursa bu berbat kibrinizden vazgeçmek için kılınızı kıpırdatacaksınız?

Ramazan’da aç kalmak, evinde aş kaynamayanın halinden anlamaktır(!) sanmaktan ne vakit vaz geçeceksiniz?

Siz, insanların tümünün Sahibinin Bir olduğuna ve onların hakkını aynı Rabbin koruyacağına, başınıza ne geldiğinde inanacaksınız?

Yani siz, hayatın içerisinde başka bir hayat olduğunu sanmaktan, ne zaman vazgeçeceksiniz?


Bu yazıya puan verebilirsiniz:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)