SLOGANLARIMIZ KADAR KOCAMAN OLAMADIK

İsrail, Mavi Marmara’nın sıçrattığı pak sulardan kan rengi bir pisliğe bulaşmıştır.

İrin kokuyor her taraf.

İnsanlık artık bu kokuyu içine çekerek yaşayamaz.

Nefes alabilmemiz için içimizi bulandıran pisliğin gözümüzün önünde paklanmasından başka çare yok.

Ellerinde beş parmaklarından başka hiçbir şeyleri olmayan bir avuç insandı onlar…

Hayatın yaşamak için yaratıldığını haykıran küçük bir topluluk…

İçinde tanıdıklarımız vardı… tanımadıklarımızı şimdi nasıl da tanıyamamışız diye hayıflanıp duruyoruz.

Onlar kendilerini, insanlık ölmesin diye ölüme yürüyerek tanıtmayı tercih ettiler bize.

Onlar sevgiliye gül dermeye giden âşık gibiydiler, ölümün çirkin suratına bakarken bile…

Ama biz, onlardan gayrı hepimiz, sinsi bir çaresizliğin çepeçevre sardığı şaşkınlar gibi, aylardır onların söylediklerine baka kalan, ne yapmak istediklerini anlamamak için ısrarla sırtını dönen zavallılar gibi davrandık.

Gazze’de sadece onların kardeşleri yaşıyor sandık.

Filistin’de olup biteni ne söylediğimizi kendimizin bile anlamadığı akılsız sözcüklerle içimizden atmaya çalışıp durduk.

İnsanlık sınıfta kaldı. Bizim bir şansımız vardı, simalarına yabancı olmadığımız bir avuç gönüllüyü kendi kardeşlerimiz olarak ilan ettik.

Kabul etmek zor gelse de kendi rahatı için kardeşlerine gadreden duyarsızlarız hepimiz.

Mavi Marmara bizim gemimizdi… içindekiler bizim arkadaşlarımız diye bağırıp duruyoruz öyle mi?

O zaman sormazlar mı adama, içinde kaç paket çikolatan, kaç tablet ilacın, kaç litre sütün var.

Şimdi öfkeli yüzlerle sokakları dolduran hepimizin yüzüne; sloganlarınız kadar kocaman, sözcükleriniz kadar gerçek, yürüyüşünüz kadar heybetli olamadınız demezler mi?

Bütün bunlara rağmen biz kendi günahımızı affettirecek zamana sahibiz.

Bundan sonrası için kendimizi emin insanlar haline getirecek davranışlarda bulunmaya zamanımız var.

Bir dahaki sefer ölülerin arkasından ağlamak yerine onlar ölmeden yüreklerimizi birleştirmek imkânı tamamıyla elimizden alınmış değil.

Ama Mavi Marmara’yı basan zalimler için Rabbimiz hükmünü ilan ediyor.

“…O aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder.”

Onların pislikte debelenip durmaktan başka çıkarları yok.

Hayatları boyunca hayat zindan olacak onlara.

Hayatları bitip ebedleri başladığındaysa vay ki ne yav onlara!

Aklımızı kullanmak için, vicdanımızı sürekli hayatta tutabilmek için, irin kokan her şeye karşı aynı nefreti duymak zorundayız.

Önemli olan kimin cürmü işlediği değil… cürmün kime işlendiği de değil…

Haksızlığa karşı tarafsız olamadıktan sonra yalancı kabadayılıklarla etrafta dolaşmanın ne anlamı var!


Bu yazıya puan verebilirsiniz:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)

One Comment
  1. “Hayatları boyunca hayat zindan olacak onlara.”

    olsun, pis garip yaratıklar
    nasıl rahat uyuyor, nasıl kendileriyle yanlız kalabiliyorlar acaba.

Comments are closed.